İngilizce Öğrenme Aşaması Nedir?
Bu yazıyı okuyabilen herkimse en az bir dili biliyordur. İngilizce öğrenmeye karşı olan tutumumuz ne olursa olsun sosyal ortamlarda yetiştiğimizden dolayı hepimiz bir şekilde iletişim kurma ihtiyacında olmaktayız. Zihinsel ya da fiziksel engellerin olmadığını düşünürsek her çocuk, büyürken yaşadığı ortamdaki konuşulan en az bir dile maruz kaldığından dolayı o dili edinir. Edinilen dilleri zamanla konuşabilmeye başlar ve bu şekilde sözel iletişimi hem dönüt verme hem de iletişimi başlatmaya yönelik temel kazanmış olur.
Nasıl Dil Öğrenildiğini Kavramak
Bir şeyi bilmek onun nedenini bilmekte anlamına gelir. Eğer birisi “Ben İngilizce konuşmak istiyorum.” diyorsa bu kişi İngilizceyi öncelikle öğrenmelidir. İngilizce öğrenmenin aslı o dilde ifade edilen mesajı anlamaktır. Ancak, anlamak, kavramanın yanında güçsüz kalan bir zihinsel eylem olduğundan, İngilizceyi algılamak, anlaşılabilir kılmak, kavramak daha doğru olacaktır. Bu nedenle, size yabancı olan bir dili yani İngilizceyi konuşmak istiyorsanız önce onu algılayabilir halde olmalısınız. Bu da demek oluyor ki konuşabilmenin ön koşulunu yerine getirmeliyiz ki İngilizceyi konuşabilesin. Peki bu ön koşullar İngilizcede nasıl, neyle ve ne kadar sürede sağlanır? İngilizce öğrenmedeki ön koşulların sağlanması yine sözlü iletişim yollarıyla gerçekleştirilir. Her dilde olduğu gibi İngilizcede de dört adet ana temel sözlü iletişim becerisi vardır; dinleme, konuşma, okuma, yazma. Dinleme becerisi olmadan konuşma becerisi sağlanamaz. Okuma becerisi olmadan da yazma becerisi aktarılamaz. Böylece bizim İngilizce gibi sözel dilleri öğrenebilmemizin temel anahtarının açacağı kapıyı bulmuş olduk.
İngilizce Öğrenmek Ne Kadar Sürer?
İngilizce öğrenmenin yaklaşık ne kadar uzun bir süreye tekabül ettiğine bir göz atalım. Temel anahtarımız olan becerileri girdi, ara yapıcı, mesajı aktarıcı, dönüt sağlayıcı becerileri ise çıktı terimi olarak benimseyelim. İngilizce gibi dillerde girdileri her zaman, kolayca ve hızlıca algılayabilmemiz değişkenlik gösterebilir. Yeni İngilizce öğrenmeye başlamış birisi duyduğu ya da okuduğunun en fazla %30-%40 civarında anlaması beklenir, aksi durumda İngilizce seviyesinin durumunu gözden geçirip daha kolay ya da zor İngilizce materyallere yönelmesi gerekebilir. İngilizcede anlaşılabilirlik seviyesi, materyal fark etmeksizin, istikrarlı bir şekilde %75’lere yaklaşmış biri için artık bütün yollar onun için açıktır, kendini denetleyebilir bir şekilde İngilizce öğrenmeye devam edebilir. Unutulmaması gereken ise İngilizcede her zaman biraz gürültü olacaktır. Bu gürültü sizin İngilizce bir kaynağı dinlerken ya da okurken yaşadığınız İngilizceyi anlamaya yönelik çıkan küçük zorluklar olabilir. İngilizce konuşan kişinin telaffuzu, aksanı, konuşma hızı, yazarın yazım stili vb. etkenler İngilizce becerilerinizi geliştirmede dezavantaj gibi görülebilir, ama farklı tip kaynaklardan yaptığınız duyular, sadece tek bir kaynaktan, örneğin sadece bir öğretmene bağlı İngilizcesini geliştirmeye çalışan birine kıyasla size avantaj olacaktır, tabii bu durumu İngilizce öğrenirken avantaja dönüştürmek için zorlu durumun sizin için anlaşılabilir kılınması gerekiyor.

İngilizce Öğrenmek İçin Püf Noktalar
İngilizce öğrenirken aklımızda olması gereken bazı önemli noktalardan bahsedelim. Zorlu durumlarda İngilizcenin anlaşılabilir kılınması için yapılabilecekler ise İngilizce kaynağa anlaşılamadığına veya farklı bir şekilde kendisini ifade etmesine dair geri dönüt vermek ilk başta gelir. İngilizcede sözel iletişim yöntemlerini daha etkili kullanmanın yanında, sözel olmayan iletişim yollarının da iletişim sürecine dahil edilmesi İngilizce iletişimde anlaşılmayı kolaylaştırabilir. Sözel iletişim adı üzerinde, sözel diller üzerinden yapılan bütün iletişimi içerir, milletlerin kullandığı Türkçe, İngilizce, Almanca gibi diller sözel iletişimi gerçekleştirmeye yöneliktir. Sözel olmayan iletişim ise bilgiyi iletmek için kullanılan beden dili, jestler, ses tonu, yüz ifadeleri, vücut duruşu v.b. yollar kullanılır. İngilizce iletişim kurarken her ne kadar insanın aklından kasti bir biçimde bu yöntemleri kullanmak gelmese de günlük İngilizce iletişimin içerisinde önemli bir kısmı sözsüz iletişime dayanmakta. Öyle ki yazılı dilin keşfedilmediği zamanlarda, bazı şeyleri aktarabilmek adına tarih öncesi dönemlerde yapılan mağara çizimleri bile bize sözel olmayan iletişimin neler aktarabileceğini gösteriyor. Bu durumda İngilizceyi kullanırken bu becerilerin ne kadar önemli olabileceği hakkında size fikir verebilir.
Bir diğer İngilizce iletişimi sağlamamıza yarayan önemli nokta ise cümlelerdeki anlamı bağlamdan çıkarabilmektir. İngilizcede aktif kullanılan yaklaşık 50 bin kelime vardır ve bu İngilizce kelimelerin büyük bir çoğunluğu öne ve sona gelen eklerden oluşmaktadır. İngilizcedeki bu eklerin bazıları olumlu ya da olumsuz anlamlar katarken bazıları ise kelimeye yeni bir anlam katar. Bu nedenle İngilizce eklerin ne anlama geldiğini bilmeniz size bilmediğiniz İngilizce kelimelerin anlamlarını İngilizce cümlelerin içerisinde anlamlı hale getirebilir. Bunun gibi hayat kurtarıcı bir yöntem zamanla İngilizcede ilerledikçe otomatikleşir, aynı zamanda İngilizce kelimelerden anlam çıkarabilmenin bir de tam tersi yolu vardır. Yani İngilizce cümle yapısını anlayıp bilmediğiniz İngilizce kelimelerin anlamlarını yakın tahmin etme becerisiyle kafanızdaki İngilizce yapısıyla uyumlu hale getirirsiniz. İngilizce öğrenme sürecinde ilerledikçe bu beceri “leb demeden leblemeyi anlamak” deyimine dönüşecektir. İngilizce öğrenme sürecinizdeki püf noktaların devamı için yazımızı takip edin.

Dil Öğrenirken Yapılan Hatalar
İngilizce öğrenme sürecinde yapılan bazı hataların çoğunu insanlar İngilizceyi yanlış kullandığı için ya da yanlış İngilizce telaffuzunda bulunduğu için olduğunu düşünür. Ancak, İngilizce öğrenmek bir süreçtir ve İngilizcede yapılan yanlışlar fosilleşmediği sürece İngilizce öğrenmenize zarar vermez. Halihazırda İngilizcede fosilleşme bu kadar büyütülmeye değer bir durum olmayacaktır. İngilizcede fosilleşme üzerine ayrı bir yazıda değineceğiz. İngilizcede hata olduğu düşünülen yanlışların bir diğeri ise İngilizce konuşma pratiği yapmadan İngilizce konuşma becerisinin geliştirilemeyeceğidir. Bu görüş aslında tamamen yanlıştır çünkü İngilizcede konuşma becerisi İngilizce dinleme becerisinin gelişmesiyle ortaya çıkar. İngilizce dinleme becerisi daha çekirdek bir ana beceridir çünkü bebekler doğumuyla beraber dinlemeye başlar ve aslında anadillerini ki bu İngilizce ise İngilizceyi konuşamazlar. Bebeklerin ilk çıkardıkları sesler eğitim psikolojisi alanında İngilizce dilinden daha çok çağıldama ve babıldama şeklinde ele alınmıştır. Ancak, bu evrelerde yaklaşık 12 aylık olana kadar yani tek heceli İngilizce kelimelerle iletişim kurmaya başlayana kadar tam olarak İngilizceyi kullandığını söyleyemeyiz. Bu nedenle İngilizce konuşma becerisi büyük oranda İngilizce dinleme becerisinden, İngilizce yazma becerisi de büyük oranla İngilizce okuma becerisiyle oluşur. İngilizce öğrenme tutumumuzla ilgili farkında olmamız gereken önemli hususlara değindik ve ileride nasıl bir İngilizce öğrenme yolu izleyeceğimize karar vermemiz açısından bir başlangıç noktamız oldu. Şimdi İngilizce öğrenirken neler yapmamızın daha iyi olduğuna bakalım.
- İngilizce öğrenirken İngilizce konuşma ve yazmaya değil İngilizce dinleme ve okumaya odaklan. Bu sayede İngilizce öğrenirken kurduğun pasif iletişimin keyfini çıkarabilirsin.
- İngilizce konuşurken ya da yazarken yaptığın hatalar üzerinde fazla durma çünkü bu hatalar ileride düzelecek ve bu durumun senin İngilizce öğrenme sürecini yavaşlatmasına izin verme.
- İngilizceyi öğrenirken daha çok doğal yöntem dediğimiz İngiliz dilini edinme yoluna başvur. İngilizce öğrenirken ezbere dayalı bir yaklaşıma gidersen hem temel İngilizce iletişim becerilerin fazla gelişmeyecek hem de İngilizce gramer, kelime ve telaffuz bilgin de sekteye uğramış olacak.
- İngilizce öğrenmenin bir süreç olduğunu ve bir sonunun olmadığını unutma. İngilizce seviyen birden gelişmeyecek ama sıralı şekilde çoğu İngilizce bilgi senin beynine işlenecektir.
- İngilizce okuma veya dinleme yaparken bilmediğin İngilizce kelimelerin anlamlarını aşırı merak etmedikçe sözlüklerden öğrenmemeye çalış, bunun yerine anlamı bağlamdan çıkararak anlayabilirsin ve bu İngilizce sözcükler tekrar ediyorsa ve halen kavramakta güçlük çekiyorsan İngilizce açıklamalı İngilizce sözlükleri kullan.
- İngilizce öğrenmede kullandığın içerikler eğer seni fazla zorluyorsa kendi İngilizce seviyene uygun, biraz daha kolay İngilizce materyallere yönel. Ancak, İngilizce içeriğin birazcık zorlamasından kaçınma çünkü bu seni geliştirir.
- İngilizcede aktif iletişimde bulunuyorsan karşındaki kişiye biraz daha açıklayıcı olması için İngilizce sorular yöneltmeye çalış. Bu sayede İngilizce konuşurken ya da yazışırken de kendine İngilizce dönüt sağlatarak İngilizceni geliştirmeye devam edebilirsin.
